Düşünme
için öğretme
1. Herhangi bir
konu, o alandaki sorulara verilen doğru ve makul cevapların nasıl elde
edildiğini anlamakla elde edilebilir.
2. Bir kavramı öğrenme, ilgili konuda düşünürken o kavramın nasıl kullanıldığını
öğrenmekle mümkündür.
3. Bir konuyu öğrenmek için, o konunun kısımları arasındaki bağlantıları
ve ilişkileri ortaya çıkartmak yani akıl yürütmek ve düşünmek gerekir.
De
Bono’nun programındaki düşünme becerilerinin bazıları
1. Bir problemin
ya da fikrin artı, eksi ve ilginç olabilecek yanlarının belirlenmesi
2. Karar verme sürecince tüm faktörleri göz önünde bulundurabilme
3. Eylemlerin kısa, orta ve uzun vade sonuçlarını görebilme
4. Amaç belirleme
5. Amaçta odaklaşma
6. Öncelik sırasına koyma
Bazı
soru çeşitleri ve uyardığı düşünme türleri
1. Hedeflerimizi
belirlemeye yönelik sorular, bizi sorumluluklarımızı belirlemeye zorlar.
2. Bilginin doğruluğuna yönelik sorular, bizi bilginin kaynağını ve
kalitesini yoklamaya zorlar.
3. Yorumlamaya yönelik sorular, bizi bilgiyi nasıl organize edip anlamlandıracağımızı
araştırmaya zorlar.
4. Kabullenmelere ait sorular, sahip olduğumuz kabullenmeleri yeniden
gözden geçirmeye zorlar.
5. Görüş açımıza yönelik sorular, sahip olduğumuz bakış açısını sorgulamaya
yarar.
Düşünmeyi
öğrenmede Sokrat yöntemi
Sokrat yönteminde bir sorunun aydınlatılması soru
matkabının sürekli konunun derinliklerine doğru itilmesi ile gerçekleşir.
Bu işin sağlıklı bir şekilde yapılabilmesi, akıl yürütmenin basamaklarını
izleyebilen eğitilmiş bir zihni yapıyı gerekli kılar.
1. Konunun ana temasını
belirleyen genel amaç ve hedefler
2. Çözümü aranan genel soru ve problemler
3. İlgili alanda somut, deneysel tabanı oluşturan bilgi ve veriler
4. Konuyu oluşturan bilgiyi yorumlama ve değerlendirmede kullanılan
düşünme biçimleri
5. İlgili alanda verileri organize etmeye yardımcı olan özel kavram
ve terminolojiler
6. İlgili konuda kabul edilen anahtar kabullenmeler ve ilkeler
7. Belirli bir perspektiften ilgili alandaki ortak hedeflere ulaşmayı
sağlayan genel bakış açısı ve görüş noktası
Tekrar
Stratejileri
Öğrenilmek
istenen bilginin sesli ya da zihinsel olarak tekrar edilmesi sürecidir.
Öğrenilmesi gereken bazı bilgi türleri yeterince tekrar edilerek uzun
süreli belleğe alınabilir. Örneğin, Periyodik Cetvelin belli bir süre
düzenli tekrar yoluyla öğrenilmesi gibi. Yapılan çalışmalar sonucunda
sık ve yoğun tekrar ile etkili öğrenme arasında bir ilişki kurulamamıştır.
Bu da göstermektedir ki, bilinçsizce yapılan sık tekrar öğrenmeyi kolaylaştırmaz,
tam aksine öğrenilenlere zarar bile verebilir. Tekrarın verimli olabilmesi
için belli bir periyotta olması gerekir. Peki en verimli tekrar stratejisi
nasıl gerçekleşir? Ders çalışma sırasında dikkatin en yoğun olduğu dönemler,
çalışmanın ilk ve son kısımlarıdır.
Dikkat
noktalarını artırmak için çalışmalarımızı uzun süreli olarak değil,
aralar vererek yapmalıyız. Her 40 dakikada ortalama 5 dakikalık kısa
aralar, dikkatimizi tekrar toplamamızı ve dahi iyi konsantre olmamızı
sağlayacaktır. Elbette bu süre kural değildir. Çalışılan konuya, o anki
psikolojik ve fiziksel durumunuza göre bu sürenin yeniden düzenlenmesi
gerekebilir.

Bugün
40 dakikalık ders işlendiğini düşünelim. Bu çalışma sonucunda öğrenilen
bilgilerin büyük bir kısmı, tekrar yapılmadığı takdirde ilk 24 saat
içerisinde kaybolacaktır. Bir hafta sonra ise öğrenilenlerin en fazla
%20’sini hatırlayabileceğiz. Bu bir haftanın sonunda konuyu tekrar etmek
istediğimizde ilk çalışma süresine yakın bir tekrar çalışmamız gerekmektedir.
Bu ise büyük bir zaman ve enerji kaybıdır. Yapılan akademik çalışmalar
tekrar için en uygun stratejinin, 40 dakikalık bir çalışma için, 10
dakika sonra 10 dakikalık bir tekrar, 1 saat sonra yapılan 10 dakikalık
tekrar, bir gün ve bir hafta sonra yapılacak 5 dakikalık tekrar ve son
olarak 1 ay sonra yapılacak 3’er dakikalık tekrar olduğunu göstermektedir.
